Borderline Kişilik Bozukluğu Ne Demek?

Borderline Kişilik Bozukluğu

Borderline Kişilik Bozukluğu Ne Demek?
 
Borderline kişilik bozukluğu (BKB) Her 100 (yüz) kişiden 2 (iki) sinde görülmektedir. Başlangıcı ise geç erişkinlik döneminde başlamaktadır. kişilerarası ilişkiler benlik algısında ve duygulanımda tutarsızlıkla devam eden, kendine zarar verici davranışlar geliştirmeyle, öfke, saldırganlıkla sonuçlanan bir kişilik bozukluğudur.
 
En çok gözlenen olguları  Öfke ve saldırganlıktır. terapistlere ve danışanlara  Bordeline kişilik bozukluğu olan kişilerde saldırganlık boyutu ve öfke tarzı yol gösterici olacaktır. yüksek intihar riski doğurması ve ağır işlev bozukluğu nedeni ile yarattığı karmaşık ve ciddi bir ruhsal bozukluktur. 
 
Genel popülasyonun %2’sinde görülen  borderline kişilik bozukluğu kadınlarda erkeklere oranla 3 kat daha fazla görülmektedir.
 
En ayıt edici özellikleri çökkün, tutarsız, değişken, saldırgan ve şiddete eğilimli olmalarıdır. (Kernberg, 1967; Akiskal, 1981; Aktar, 1986; DSM-IV, 2000; Baykız, 2003; Brodsky, 1997; Gardner, 1990; Goldstein, 1995; Grinker, 1968; Gunderson, 1975; Kernberg, 1992; Lieb ve ark., 2004; Links, 1999; O’Leary ev ark., 1991; Skodol ve ark., 2002)
 
Borderline kişilik bozukluğunu saptamak önemlidir. Borderline klişilik bozukluğu birinci eksen psikiyatrik bozukluktur ve bipolar bozukluk, anksiyete bozukluğu, panik bozukluğu, sosyal fobi, özgül fobi, yeme bozuklukları, somatizasyon bozukluğu, hipokondriyazis, travma sonrası stres bozukluğu,major depresyon gibi bozukluklara yatkınlık göstermektedir(Alnaes ve Torgersen, 1997). Panik bozukluğun, sosyal fobi ve travma sonrası stres bozukluğunun borderline bozkluğu tetiklediği ortaya çıkmıştır. 
 
Borderline kişilik bozukluğu hakkında yapılan çalışmalar sınırlı olup terapi ve tanı sürecinde belitilerini saptamak önemlidir. Öfke ve saldırganlık konularında yapılan araştırmalar borderline bozukluğunu anlamada önemlidir. Uzun süreli psikoterapiler borderline kişilik bozukluğunun asıl tedavisi için uygulanmaktadır.
 
Öfke patlamaları terapi sürecini olumsuz şekilde etkilemektedir. Bu eylemler bazen terapilerini gerçekleştiren terapiste karşı olmaktadır. Saldırganlık ise bir başka insana zarar veren ve zarar verme amacı güden her türlü davranıştır (Freedman ve ark., 2003). Kişilik özelliklerine bağlı olarak kimi bireyler saldırganca davranışlarda bulunabilirler (Öztürk, 1997).
 
Borderline kişilik  bozukluğu görülen kişilerin ebeveynleri üzerine yapılan araştırmalarda genelde ailede kişilik bozukluğu, antisosyal kişilik bozukluğu ve alkol kullanım bozukluğu görülmektedir. Ebeveynin tedavisi çocuğunda tedavisiyle ilişkili olacaktır. Çocukta iyileşme gözlemlenecektir.
 
Borderline kişilik bozukluğu kişiler arasında sıkıntı olabileceği toplumsal sorunlara da sebep olmaktadır. Suç ve şiddet oranlarının artmasına sebep olmaktadır.  Bu hastalığın oranını azaltmak için erken çocukluk döneminden itibaren müdahale etmek gerekmektedir.  Bu sağlık sorunun toplum üzerindeki risk faktörleri belirlenip önlem alınması gerekmektedir. 
 
Erken ergenliğin başından itibaren BKB tanısı koyabilmek için kendini gösteren kriterler mevcuttur; (APA, 2013): 
1) Kimlik karmaşası 
2) Gözünde aşırı büyütme ve yerin dibine sokma uçları arasında giden, tutarsız ve gergin kişiler arası ilişkiler
3) Kendine kötülüğü dokunacak en az iki dürtüsellik (para harcama, cinsellik, madde kötüye kullanımı, güvensiz araç kullanma vb.)
4) Terk edilmekten kaçınmak için çılgınca çaba gösterme
5) Uygunsuz yoğun öfke, öfke denetiminde güçlük 
6) Duygulanımda tutarsızlık
7) Süreğen bir boşluk duygusu
8) Yineleyici intihar davranışları, girişimleri ya da göz korkutmalar
9) Zorlanmayla ilişkili gelip geçici kuşkucu düşünceler ya da ağır çözülme belirtileri.
 
Başkalarına olan tutumlar ve duygular ise anlaşılmaz ve hızlı olup sertçe değişebilmektedir (Kring, Johnson, Davison ve Neale, 2017). Bu hal değişiklikleri , majör depresif bozukluktan da ai, beklenmedik ve büyük olduğu gözlemlenmiştir( Trull, Solhan, Tragesser, Jahng, Wood, Piasecki ve Watson, 2008). kişiler arası ilişkiler açısından yoğun öfke nöbetleri önemli bir sorundur.  Hassas yapıda oldukları için başkalarının ufak duygu belirtileri onlar için çok büyük önem taşır(Lynch, Rosenthal, Kosson, Cheavens, Lejuez, ve Blair, 2006).
 
Borderline kişilik bozukluğu olan kişilerde dürtüsellik fazladır. Bundan dolayı aşırı yeme, madde kullanımı,  kumar oynama, tehlikeli cinsel birliktelikler yaşama gibi uç noktalarda davranışlar sergileyebilirler. BKM görülen kişilerde benlik bilinci gelişmediği için kariyer seçimi ve bağlılık gibi temel konularda büyük sıkıntılar görülmektedir. 
 
Yalnız kalmak istemeyerek terk edilme korkusu taşımaktadırlar. Terk edildikleri zaman depresyona girebilirler, öfke nöbetleri geçirebilir,  kendilerine veya başkalarına zarar verebilir (APA, 2013)
 
Genetik etkinin BKB gelişiminde de önemli olabileceğini Aile öyküleriyle yapılan çalışmalar göstermiştir. BKB’da genetik geçiş %40’a kadar etkili olabilmektedir. TPHi genine bağlı serotonerjik fonksiyon bozukluğunun ve genetik hassasiyetin BKB riskini artırabileceği düşünülmektedir (CourtneySeidler, Klein ve Miller, 2013).
 
Son 30 yılda yapılan araştırmalar birçok kişilik bozukluğu gelişiminde çocukluk çağı travmalarının olduğu BKB’da da önemli rol oynadığını gözlemlenmiştir. Bu travmalar daha çok ebeveyn ayrılığı, ebeveyn ilgi ve korumadaki yetersizliğinin,  ebeveyn kaybının yaşandığı durumlarda ortaya çıktığı gözlemlenmiştir(Bradley, 1979; Walsh, 1977; Goldberg, Mann, Wise ve Segall, 1985). Yapılan araştırmalarda özellikle daha çok çocukluk dönemi cinsel istismarı üzerine yoğunlaşılarak bu çocukların hayat ökülerinde cinsel istismar oranının yüksekliğine dikkat çekmişlerdir (Menon ve ark., 2016).
 
Geçersiz bir çevrenin varlığı ve duygusal kırılganlık birbiriyle dinamik bi şekilde etkileşime geçtiği zaman borderline kişilik bozukluğunu  tetiklemektedir.  Bu geçersiz çevre şartlarıda bireyin duyguları saygı görmez ve dikkate alınmaz . Duygusal kırılganlık olan çocuklarda ailesinden taleplerde bulunur ve bu talepler karşılanmaz ve ebeveyn usanırcasına bir tavır sergiler ve çocuğu cezalandırır. Çocuk duygularını bastırmak zorunda kalır. Bu bastırılan duygular patlama olacak şekilde birikir ve  dışa vurur. Kendine zarar verme, intihar, agresyon, madde kullanımı gibi bireyde davranışlar gelişir (Courtney- Seidler ve ark., 2013).
 
Ankara Psikiyatri Merkezi olarak tüm Türkiye'ye hizmet veren Erdem Psikiyatri Merkezi uzman psikolog ve psikiyatrları ile Borderline Kişilik Bozukluğu konusunda da hizmetinizde. İster online randevu alın ister direkt bizimle iletişime geçin.
 
KAYNAKLAR
American Psychiatric Association (2013). Diagnostic and statistical manual disorders. Washington, DC: Author. 
Anlı, İ., bahadır, G. (2012). Kendilik psikolojisine göre narsisistik ve sınır kişilik bozukluğu. Psikoloji Çalışmaları Dergisi, 27, 1-12. 
Barros, D.M., Serafim, A.P. (2008). Association between personality disorder and violent behavior pattern. Forensic Sci Int, 179, 19-22. 
Beck, A.T., Freeman, A. (1990). Cognitive therapy of personality disorders. New York: The Guilford Press. 
Beck, J.S. (1995). Cognitive therapy basics and beyonds. New York: Guilford Press. Bellivier, F., Chaste, P., Malafosse, A. (2004). 
Association between the TPH gene A218C and suicidal behavior. A meta-analysis. American Journal of Medical Genetics: PartB Neuropsychiatric Genetics, 124B, 87-91. 
Bowlby, J. (1988). A Secure Base: Parent-Child Attachment and Healthy Human Development. New York: Basic Books. Bradley, S.J. (1979). 

Erdem Psikiyatri Whatsapp Numarası